->
Türkiye’de domuz gribi görülür mü?’, ‘Öldürücü etkisi var mı?’, ‘Normal gripten farkı ne?’, ‘Nasıl bulaşır?’ gibi soruların cevabı merak edilmiyor artık. Şimdilerde dünyada ikinci domuz gribi dalgası başlayacağı ve bunun ülkemizi nasıl etkileyeceği konuşuluyor.
Peki toplum olarak bu virüsten nasıl korunabiliriz? Domuz gribinden korunmanın en önemli yolu hijyen, özellikle de ellerin temizliği. Öyle ki domuz gribi virüsünü almış bir kişiyle tokalaşmak bile virüsün bulaşması için yeterli. Ancak bu kadar kolay bulaşan domuz gribinin ölümcül etkisi çok az. Uzmanlara göre yüzde 1′den bile daha düşük. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta’ya göre domuz gribi, normal grip kadar öldürücü etkiye sahip değil, üstelik daha hafif seyirde atlatılabilir bir hastalık. Ama domuz gribinin en büyük handikabı, direkt solunum yoluyla geçtiği için çok çabuk bulaşabiliyor olması. Bu virüs şimdiye kadar insanlarda hastalık yapmadığı için bir bağışıklık da söz konusu değil, dolayısıyla virüsü alan herkes hasta olabiliyor. İşte bunun için önümüzdeki aylarda dünyada büyük bir salgın bekleniyor.
Aşı, salgını önleyebilir mi?
Sağlık Bakanı, 48 milyon aşı siparişi verildiğini ve önümüzdeki günlerde bir kısmının ülkemize geleceğini duyurdu. Küçükusta’ya göre bu hastalık için tavsiye edilen aşının etkinliği tam olarak belli değil ve çok az sayıda insan üzerinde uygulanmış. Hatta yan etkileri konusunda doktorların ciddi endişeleri var.
Domuz gribine yakalanan kişi ne yapmalı?
Domuz gribine yakalanan kişinin yapması gereken belki de tek şey, hastalığı geçene kadar evinden çıkmaması. Mümkün olduğu kadar az kişiyle görüşmeli. Ev içindeki insanlara kolay bulaşmaması için hastalık geçene kadar ayrı bir odada kalmalı. Okula, işe veya kapalı mekanlara gitmemeli. Hastalığın seyri hafif olduğu için salgın zamanlarında herkesin hastaneye gitmesi gerekmez. Onun yerine evinde dinlenerek ve iyi beslenerek hastalığı atlatabilir.
Salgın zamanına dikkat!
Domuz gribi salgını baş gösterdiğinde özellikle risk grubundaki kalp, böbrek, koah hastası olanlar, yaşlılar, hamile ve emzikli bayanların evden çıkmaması, alınacak ilk tedbir. Dışarı çıkma zorunluluğu olan kişiler ise kapalı mekânlarda fazla zaman geçirmemeli. Alışveriş merkezleri, spor salonları, sinema, tiyatro gibi kalabalık mekanlardan uzak durmalı. Otobüste başkasının tuttuğu yerden tutulacağı ve insanlarla yakın temas olacağı için eldiven veya maske takmanın büyük faydası olabilir. Eldiven kullanmayanlar ve biriyle el teması yapanlar da ellerini asla ağızlarına, burunlarına, gözlerine sürmeden çarçabuk yıkamalı. Eller günde en az 10-20 defa dezenfektanlar yerine sabunla yıkanmalı. Yine salgın zamanlarında kimseyle tokalaşmamak ve sarılmamak gerek.
Domuz gribinden nasıl korunmalı?
Esas önemli olan da böyle zamanlarda bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Bunun için dengeli beslenmeli, vitamin-mineral takviyesini meyve ve sebzelerden hasta olmadan önce almak gerekir. Her gün bir diş sarımsak yemek, gribe karşı koruyucu bir kalkan olabilir. Tavuk suyuna sebze çorbası da gribin ilacıdır. Ayrıca bol su içmek ve soluduğumuz havanın nemli olması önemli. Bir de günde yarım saat güneşte durmanın çok faydası var.
Domuz gribine karşı yeterli uzman var mı?
Bu hastalığın tedavisi için zaten doktora gitmeye ve hastanede de yatmaya gerek yok. Hastalıktan ölüm oranları da çok düşük olduğu için endişe etmeye gerek yok. Hijyen kurallarına uyulması yeterli.
Hastalar nasıl tedavi edilmeli ?
Hastalığın seyri hafif ise kesinlikle evinde istirahat ederek, dengeli beslenerek ve mümkün olduğunca az kişiyle temas ederek gribin geçmesi beklenir. (İlaç dahi kullanması gerekmez.) Aksi halde ateşi yükselir, solunum problemi taşır, durumu ağırlaşır veya başka bir hastalık ortaya çıkarsa o zaman hemen doktora görünmek gerekiyor.