Deniz Baykal ve “Skandal Bayramı”


Türk siyasetine damgasını vurmuş isimlerden biri hiç kuşkusuz Deniz Baykal. Her ne kadar bu damganın başarıyla mı yoksa başarısızlıklarla mı vurulduğu tartışmalı olsa da Baykal isminin CHP ile özdeşleştiği ortada. Malumunuz kendini “Laik Cumhuriyet”in yılmaz savunucusu olarak gören Baykal’ı gündemimize getiren son olay bir video görüntüsü. Baykal ve eski sekretiri, şimdilerde CHP milletvekili olan Nesrin Baytok‘a ait olduğu öne sürülen bir video var ortada. Yaşanan gelişmeler de malumunuz: Baykal bu video ortaya çıktıktan birkaç gün sonra bir açıklama yaparak parti genel başkanlığından istifa etti. Giderayak da bunun bir “komplo” olduğunu ve iktidar olnaklarıyla hazırlandığını savundu. Buraya kadar zaten haberlere de yansıyan malumatlar. Fakar ben işin bundan sonraki kısmı ve olayın medyada hiç tartışılmayan birkaç yönüne değinmek istiyorum.

Öncelikle içeriği ne olursa olsun, gizli çekimlerle bir insanın özel hayatının ifaşa edilmesi kabul edilemezbir hadisedir. Bu konuda herkes hemfikir. Fakat bu durum ifşa edilen şeyin gerçekliğini ya da ahlakiliğini tartışma dışı bırakır mı? İşte asıl soru budur. Medyada bu gizli çekimin ne kadar “iğrenç” olduğuna dair yorumlara rastlıyoruz ama görüntülerle iddia edilen ahlak dışı ilişkinin varlığı ya da eğer yaşanmışsa bu ilişkinin de ne kadar “iğrenç” olabileceği sizce de gözden kaçmıyor mu? Sonuçta evli olan iki kişi var ve eşleri dışında bir kişi ile ilişki yaşadıkları iddia ediliyor. Bunlar da toplumda göz önünde olan ve nemleketi yönetmeye talip kişiler. Eğer bu ilişki iddia edildiği gibi yaşanmışsa toplumun midesi bu iğrençliği kaldıracak kadar geniş mi acaba?
Meselenin ikinci yönü bu durumun bir fırsata çevrilerek Baykal’dan bir “mağduriyet kahramını” yaratılmak istenmesidir. Baykal’ın istifa ettiği basın toplantısında “yapmayın başkanım” diye gözyaşı dökenlerden tutun da evinin önüne kamp kuranlara kadar öyle bir manzara yaratıldı ki, sanki büyük bir mağduriyet yaşamış biri imajı yaratıldı. Böylece asıl iddia edilen ilişkinin varlığı tartışma dışına itilerek CHP’nin hep şikayetçi olduğu ve AKP’nin böylece halkı kandırıp iktidarı elde ettiğini savundukları “mağduriyet edebiyatı” bu kez bizzat CHP tarafından sonuna kadar kullanıldı. Amaç ise bu sayede Baykal ve CHP etrafında bir türlü başarılamayan toparlanmanın gerçekleşmesi. Ama birileri koltuklarını bıraktıktan sonra bile o koltuğa kimin geçeceği ile ilgilenmeden edemiyor.
Meselenin üçüncü boyutu ise son günlerde gündeme gelen “Baykal’ın geri dönüşü” ile ilgili. Yaşanılan “mağduriyet” sonucu toplum sal desteğin artarak yakın zamanda yapılacak kongrede Baykal’ın geri gelebileceği konuşuluyor. Hem de eskisinden daha güçlü olarak. İddialarla hesaplaşmadan bir manevra tercihi olarak gidip gelmelerin uzun vadede Baykal ve CHP ye hiçbirşey kazandıramayacağı kanısındayım.
“Baykal skandalı”nın belki de en dikkat çekici yönlerinden biri de yaşanan olayla ilgili bizzat Baykal tarafından yapılan suçlamalar. Giderayal Baykal, bunu bir komplo olduğunu ve bizzat iktidar olanaklarıyla tertiplenmiş olduğunu altını çizerek ifade etti. Fakat bu ciddi iddiaları destekleyecek en ufak bir delil ortaya koyamadı. Oysa hükümet yetkilileri bu olayın ortaya çıkmasını müteakip yayılmasını engellemek için ellerinden geleni yaptıklarını belirttiler. Bu durumda kendisi komplo mağduru olduğunu iddia eden kişinin bir tür komploya başvurduğu eleştirileri gündeme geldi haklı olarak. Bu da belki yine yaşandığı iddia edilen sakandalın örtpas edilmesi için bir hedef şaşırtma manevrasıydı. Nitekim çok kısa bir süre önce Baykal’a suikast tertip ettiği iddiasıyla Sarıgül’ün piyasaya sürülmesi de aynı hedef şaşırtmanın bir parçasıydı. Kaldı ki eğer gerçekten bu olay bir komplo ise bunun yıllardır CHP’nin başına çöreklenmiş ve bir başarı elde emeyen zihniyetten bıkan parti içi muhalefet tarafından tertiplendiğini düşünenlerin sayısı da az değil.
Sonuç olarak yaşanan olay vahimdir. Bununla hesaplaşıp aklanmaya çalışmak ya da iddialar gerçekse mahçubiyetle bir özür dilenmesi gerekirken yavuz hırsız misali davranmak, hedef saptırtmak, hele helel bu durumdan bir kahraman yatarmaya çalışmak beyhude uğraşlardır vesselam…

5 views

Google Etiketleri:

16 Mayıs 2010 Saat : 10:14
Okunma 5

Yorum Yapabilirsiniz

özgün yorum Son Yazılar FriendFeed

Sayfalar

Sponsor

Site İstatistikleri

  • Bugün: 37
>