Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy Neden İstifa Etti?

Aralık 10th, 2009 admin Posted in Dış Politika | No Comments » 42 ziyaret

Nabi Şensoy’un, olaylı bir şekilde Washington Büyükelçiliği’nden ayrılmasının perde arkası aralanıyor. İddia edildiğinin çok ötesinde ilişkiler ortaya çıktı. Erdoğan, daha ABD’ye gitmeden bunun mesajını vermişti.

İşte Nabi Şensoy’un istifasının perde arkası:

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy’un istifası Türkiye gündeminde büyük etki yarattı.

Başbakan Erdoğan’ın “Monşerler” diye hitap ettiği dışişleri çevreleri  ve muhalefet istifanın gerçek nedeninin siyasi olduğu yorumlarını dile getirdi.

Yorumlarda Şensoy’un istifa gerekçesi basitti.

Erdoğan- Obama görüşmesine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun girememesi.

Bakan Davutoğlu ziyaretten haftalar önce Şensoy’a görüşmeye kendisinin de girmek istediğini, bu talebin ABD’ye iletilmesini emrettiği yönündeydi.

Talep ABD tarafına iletilmemiş, hatasını kabul eden Şensoy da hatasını kabul ederek istifaya zorlanmıştı.

Yapılan yorumların tamamının genel çercevesi buydu.

Peki gerçek bu mu?

Yani salt gerçek demek istiyorum!!!

Bizce istifaya zorlamanın perde arkasında çok daha büyük bir skandal yatıyor.

Erdoğan’ın Amerika ziyaretinin hemen ardından gerçekleşen bu istifa kararının arkasında yatan gerekçe, gerçekten de siyasiydi.

Hem de Türkiye’yi ABD cephesinde çok zor durumda bırakacak bir siyasi karalama kampanyası vardı.
Hatırlanacağı üzere Doğan Grubu’ndan Sedat Ergin ve Rıza Türmen bir süre önce Amerika’ya gitmiş, ABD Kongresi’ne bağlı İnsan Hakları Komisyonu’yla Türkiye hakkında bilgilendirme toplantısı yapmıştı.

Ergin ve Türmen ikilisi toplantıda Türkiye ve AK Parti hükümetini karalayan akıl almaz ifadeler kullanmıştı.
Doğan Grubu şirketlerine vergi kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle kesilen ceza “Hükümetin karşıt medyayı cezalandırması” olarak sunulmuş, Türkiye’deki basın özgürlüğünün giderek daraldığına dikkat çekilmişti.

Türkiye aleyhine Doğan Grubu’nun yürüttüğü bu propaganda çalışmalarında Büyükelçi Nabi Şensoy’un da adı geçmişti.

En önemli iddia; toplantıyı Doğan Grubu adına Şensoy’un ayarlamış olmasıydı.

Nabi Şensoy’un bir süredir Washington’da Türk Büyükelçisi sıfatından ziyade Doğan Grubu’nun sözcüsü gibi davrandığı da hükümete rapor edilen konuların başında geliyor.

Hatta Başbakan Erdoğan, ABD ziyareti öncesi İstanbul’da katıldığı bir açılışta bu duruma özellikle dikkat çekmişti.
Erdoğan, Türkiye � ABD ilişkilerinin birileri tarafından yanlış enformasyonlarla bozulmak istendiğinin farkında olduğunu söylemişti.

Başbakan, “Birileri içeriden hasmane biçimde bizi karalıyor. Onları biliyoruz gerektiği zaman da açıklarız” sözleriyle Doğan Grubu ve Büyükelçi Şensoy’un ABD’de yürüttüğü işbirliğine dikkat çekmişti.

İşte Erdoğan’ın Amerika’ya gitmeden sadece 1 gün önce ve Şensoy’u istifaya zorlayan gerçek nedenin perde arkasının sinyallerini verdiği konuşması.

Videoyu İzlemek için Tıklayınız.

AddThis Social Bookmark Button

Cindoruk, Hükümete tesettür ile saldırdı!

Aralık 10th, 2009 admin Posted in Siyaset | 1 Comment » 53 ziyaret

Cindoruk, hükümete tesettürle saldırdıAk Parti hükümeti üyeleriyle ilgili tuhaf değerlendirmelerde bulunan DP lideri Cindoruk, hükümete başörtülü eşleri nedeniyle hakarete varan sözler sarfetti. Cindoruk, TBMM Başkanı için de, ‘Humeyni ekolünün bir tatbikatı’ dedi.

DP lideri Hüsamettin Cindoruk, hükümet üyelerine başörtülü eşleri nedeniyle ağır hakaretler etti. Aylık enerji dergisi Eko-Enerji’de yayınlanan röportajında Cindoruk, “Aile fotoğraflarına baktığımız zaman sadece bizim devlet adamlarının eşleri türbanlı, öteki aile fotoğraflarında hatta Ürdün, Mısır, Suriye gibi devlet adamlarının eşleri medeni ve başları açık gözüküyorlar. Bu fotoğrafların bir kısmı da açıkçası kriptolara giriyor. Onun için de Türkiye’ye mesafe koydular. Hissettiğim, en az iki seçimde Türkiye’de muhafazakar da olsa laik düşünce iktidara gelirse Türkiye ile AB arasındaki buzlar eriyecektir” iddiasında bulundu.

Cindoruk, Mehmet Ali Şahin’in TBMM Başkanlığı’na seçilmesini ‘Humeyni ekolünün tatbikatı’ şeklinde yorumlandı:

“Meclis Başkanı değişikliğinde yine dini eğitimi olan bir Meclis Başkanı ortaya kondu. Bu bir dayatmadır. Bu İran rejimindeki Humeyni ekolünün bir tatbikatı. Bugün Ahmedinejad’ın dahi din eğitimi almadığını biliyoruz.”

Cindoruk’un saldırılarından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da nasibini aldı: “Dışişleri ilişkileri medeni ilişkiler. İran bile Dışişleri Bakanı tayininde dikkatli davrandı. Bizde ise aile hayatı tamamen tesettüre dayalı biri Dışişleri Bakanı yapıldı. O da kendi düşüncelerini tatbike geçirdi ve daha ziyade İslam folkloruna uygun bir hayat yaşıyor.”

Ait olduğu gelenek bakımında aslında Cindoruk’un bu tavrı hiç de şaşırtıcı değil. Zira onun Ağababası sayılan Demirel de bir taraftan dini duyguları hassas bir siyastçi görüntüsü verirken bir taraftan da dini ve dindarları aşağılayan pek çok uygulamaya imza atmıştı. Asıl düşündürücü olan dini duyguları ön planda olduğunu ifade eden vatandaş ve cemaatlerin aynı zamanda “feraset” sahibi olmaları gerekirken nasıl olup da yıllarca bu tür iki yüzlü siyasilere prim verdikleri…

AddThis Social Bookmark Button